MİRENA (PROGESTERONLU SPİRAL)

Bu bölümde progesteron (hormonlu) spiral olarak da bilinen; hem koruma (kontraception) hem de tedavi amaçlları ile kullanılan Mirena (Levonorgestrel Rahim İçi Sistemi- RİS) ile ilgili ayrıntılı "prospektus bilgileri" bulunmaktadır.

Formülü
Mirena rahim içi sistemi, 52 mg Levonorgestrel (bir tür progesteron hormonu) içerir.

Yardımcı maddeler
Polidimetilsioksan elastomer, polidimetilsiloksan tüp, polietilen, baryum sülfat, demir oksit

Farmakolojik özellikler
Farmakodinamik özellikleri, Levonorgestrel jinekolojide bir çok amaçla kullanılan bir progestogendir.

Levonorgestrel; oral kontraseptiflerin (doğum kontrol haplarının) ve hormon replasman tedavisinin progestogen komponenti olarak veya tek başına, sadece progestogen içeren gebeliği önleyici haplarda ve subdermal implantlarda kullanılır.

Levonorgestrel aynı zamanda bir rahim içi salınım sistemi (RİS) ile rahim boşluğuna da uygulanabilmektedir. Hormon salınımı doğrudan hedef organda  gerçekleştiğinden, çok düşük günlük dozlarda tedaviye olanak sağlanır.

Mirena uterus kavitesinde lokal "progestogen etkiler" gösterir. Yüksek levonorgestrel düzeyi endometriyumdaki (rahim içi zarındaki) estogene duyarsız kalmasına neden olur ve güçlü bir antiproliferatif etki (hücre çoğalmasını önleyici etki) görülür.

Mirena kullanımı sırasında endometriyumda morfolojik (yapısal) değişiklikler ve zayıf bir yabancı cisim reaksiyonu gözlenir. Servikal mukusun yoğunlaşması spermlerin rahim içindeki ve ovaryal tüplerdeki ortamı etkiler ve döllenme önlenir. Bazı kadınlarda ovülasyon (yumurtlama) da baskılanır.

Kontraseptif etkinlik konusundaki  çalışmalar başlıca Mirena nın çeşitli bakırlı rahim içi araçlarla (RİA) karşılaştırılmasıyla yapılmıştır. Bu çalışmalarda 13,000 kadın yılı kullanım sonucu, 100 kadın yılında 0,16 gebelik görülmüştür.

Mirena kullanımının ilerdeki fertilite (hamile kalabilme) üzerinde olumsuz bir etkisi yoktur. Gebe kalmayı amaçlayan kadınların %80 i sistemin çıkartılmasından sonra 12 ay içinde gebe kalmıştır.

Kanama paterni levonorgestrelin endometriyum üzerindeki doğrudan etkisinin sonucudur ve ovaryal siklusu yansıtmaz. FarKlı kanama paternlerine sahip kadınlar arasında folikül gelişiminde (yumurta oluşumunda), ovulasyonda veya estradiol ve progesteron üretiminde belirgin bir farklılık yoktur.

Endometriyum proliferasyonunun inaktivasyonu (rahim içi zarının kalınlaşmasının engellenmesi) sürecinde, kullanımın ilk aylarında lekelenmede bir artış görülebilir. Bunu takiben endometriyumun güçlü bir şekilde baskılanması,  Mirena kullanımı sırasında menstrüel (adet) kanama süresi ve miktarında azalmaya yol açar. Azalmış olan kanama hızla oligomenore (adetin seyrekleşmesi) veya amenoreye (adetin kesilmesi) dönüşür.

Amenore görülen mirena kullanıcılarında bile ovaryal (yumurtalık) fonksiyonlar normaldir ve estradiol düzeyleri korunmuştur.

Mirena idiyopatik menoraji (nedeni bilinmeyen adet kanamalarının fazlalığı) tedavisinde başarıyla kullanılabilir. Üç aylık kullanımın sonunda  menorajik kadınlarda menstrüel kanama miktarı %88 azalmıştır. Submukozal fibroidlerin (myomların) neden olduğu menoraji bu tedaviye daha az yanıt verebilir.

Azalmış kanama hemoglobin konsantrasyonunun artırır. (Yani adet fazlalığına bağlı kansızlığı önler)

Mirena nın aynı zamanda dismenore (sancılı adet görme) üzerinde de olumlu etkileri görülmüştür.

Oral (ağızdan alınan) ya da transdermal (cilt altına yerleştirilen) kesintisiz estrogen tedavisi  sırasında mirena "endometriyal hiperplazi"yi (rahim içi zaın kalınlaşmasını) eşit etkinlikte önlemiştir. Estrogen tedavisinin yalnız başına verildiği durumlarda hiperplazi gözlenme oranı %20 gibi yüksek bir değerdir. 201 perimenopozal ve 259 postmenopazal (menopoz sonrası) mirena kullanıcısında  yapılan klinik çalışmalarda beş yıla ulaşan gözlem süresince  postmenopozal grupta hiperplazi (kalınlaşma) görülmemiştir.

Endometrium Hiperplazisi ile ilgili bilgiler için tıklayınız   >>>
 

Farmakokinetik özellikleri
Mirena nın yerleştirilmesinden sonrarahim boşluğuna salınan levonogsetrel miktarı, başlangıçta 24 saatte 20µg düzeyindedir. Bu salınım, mirenanın  yerleştirilmesini izleyen ilk bir kaç haftadan itibaren 0.4-0.6 nmol/l (150-200 pg/ml) arasında sabit plazma levonorgestrel düzeyleri sağlamaktadır.

Plazma düzeylerinin düşük olması nedeniyle metabolizma üzerindeki etkisi azdır.

ENDİKASYONLARI (Kullanım Alanları)
Kontrasepsiyon (gebeliğin önlenmesi), idiyopatik menoraji (nedeni bilinemeyen çok miktarda adet görmeler),  estrogen replasman tedavisi sırasında endometrial hiperplaziye karşı korunmada mirena kullanılabilmektedir.

Menopozda Hormon Replasman Tedavileri ile ilgili bilgiler için tıklayınız  >>>
 

KONTRENDİKASYONLARI (Kullanılmaması Gerekli Durumlar)
Gebelik veya gebelik şüphesi  mevcut ya da tekrarlayan  pelvik enflamatuar hastalık, alt genital enfeksiyon; postpartum endometrit; son 3 ay içinde enfekte düşük yapmış olma, servisit (rahim ağzı enfeksiyonları), servkal displazi (kanser öncüsü durumlar), rahim yada serviksin habis tümörleri, tanı konamayan anormal uterus (rahim) kanamaları, rahim boşluğunun biçimini bozan  fibroidler (myomlar) de dahil olmak üzere konjenital (doğuştan gelen) ya da edinilmiş üterus (rahim) anomalileri, artmış enfeksiyon eğilimine yol açan durumlar, akut karaciğer hastalıkları veya  karaciğer tümörü, mirenanın içeriğine karşı olabilecek aşırı duyarlılık durumunda kullanılmamalıdır.

UYARILI ve ÖNLEMLER
Aşağıdaki durumlardan herhangi biri varsa yada ilk kez ortaya çıkıyorsa, mirena ancak uzman tavsiyesi ve kontrolü dahilinde kullanımını ya da sistemin çıkartılması düşünülebilir:
- Migren
- Asimetrik görme kaybıyla seyreden fokal migren ya da geçici beyin iskemesine yönelik başka belirtiler
- Alışılmışın dışında şiddetli baş ağrısı
- Sarılık (hepatit)
- Belirgin tansiyon yükselmesi
- Meme kanseri de dahil olmak üzere hormonal bağımlılık gösteren tümör yada buna ilişkin şüphe
- İnme (felc)
- Miyokard enfarktüsü (kalp krizi) gibi ağır arterial (atardamar) hastalıklar.

Sadece progestogen içeren haplar kullanan kadınlarda kullanan son epidemiyolojek çalışmalar venöz tromboemboli riskinde hafif bir artış olabileceğini göstermiştir, fakat sonuçlar istatiksel olarak anlamlı değildir. Ancak trombos bulğu ve belirtilerinin olması durumunda derhal uygun tanısal ve teropötik girişimlerde bulunulmalıdır.

Venöz veya arterial tromboz (damar içi pıhtı) gelişmesi durumunda şu septomlar görülebilir: Bacakta tek tarafta ağır ve/veya şişme, sol kola yayılmasa da göğüste ani şiddetli ağrı, ani nefes alma güçlüğü, ani öksürük başlanğıcı, alışılmadık şiddetli uzamış baş ağrısı, ani kısmi yada tam görme kaybı, diplopi, bozulmuş konuşma veya afazi, vertigo, fokal belirtileri olan veya olmayan koma, vucüdün bir yarısını ya da bir kısmını birden bire etkileyen zayıflık veya çok belirgin uyuşukluk, motor bozukluklar, akut batın, renital tromboz bulgu veya belirtileri, açıklanmayan kısmı ya da tam görme kaybı, proptoz veya diplopin ortaya çıkması, papilla ödemi veya renital vasküler lezyonlardır. Varikoz venlerin ve yüzeysel tromboflebitin venöz tromboenbolideki olası rölü konusunda görüş birliği yoktur.

Mirena enfekte endokardit riskine yol açan konjenital (doğuştan gelen) kalp hastalığı ya da valvüler (kapak) kalp hastalığı olan kadınlarda dikkatle kullanılmalıdır. Bu hastalarda rahim içi sistem takılırken ve çıkartılırken antibiyotik profilaksisi yapılmalıdır.

Düşük-doz levonolgestrel glokoz töleransını etkileyebileceğinden, mirena kullanan diabetik kadınlarda kan şekeri izlenmelidir.

Düzensiz kanamalar, endometriyum poliplerinin ve kanserinin bazı belirtilerini gizleyebilmektedir. Bu olgularda tanısal girişimlerde bulunulmalıdır. 

Mirena genç ve doğum yapmamış kadınlarda ve ileri uterus atrofisi olan postmenopozal kadınlarda ilk seçenek değildir.

UYGULAMA VE ÇIKARMA/ TEKRAR UYGULAMA
Uygulamadan önce, kadın mirananın etkinliği, riskleri ve yan etkileri hakkında bilgilendirilmelidir. Pelvik muayeneyi ve meme muayenesini içeren bir fizik muayene ve servikal smear testlei yapılmalıdır.

Gebelik ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar ekarte edilmeli ve genital enfeksiyonlar tamamen tedavi edilmelidir.

Uterus pozisyonu ve uterus boşluğunun büyüklüğü belirlenmelidir. Mirenanın fundal yerleşimi progestogenin endometriuma eşit olarak dağılması sağlanması, kazayla çıkmanın önlenmesi ve etkinliğinin arttırılması açılarından özellikle önem taşır. Bu nedenle uygulama talimatlarına dikkatle uyulmalıdır.

Kullanıcı uygulamadan 4/12 hafta sonra tekrar muayene edilmeli ve bundan sonra yılda bir yada klinik endikasyonu varsa daha sık aralıklarla kontrol edilmelidir.

Fertil (Hamile kalabilir) yaşdaki kadınlarda mirena uterus boşluğuna menstrüasyonun ilk yedi günü içinde yerleştirilmelidir. Mirena bir yenisiyle siklusun (adet günün) herhangi bir yerinde değiştirilebilir.

Sistem ilk trimestr (ilk üç ay) düşüklerini takiben hemen uygulanabilir. Postpartum uygulamalar doğum sonrası 6. haftaya kadar ertelenmelidir.

Mirenanın post koital bir kontraseptif (ilişkiden hemen sonra korunma) olarak kullanılması uygun olmayabilir.

Estrogen replasman tedavisi sırasında endometrial konuma için kullanılacaksa, mirena amenoreik bir kadına herhangi bir zamanda, ya da menstrüasyonun veya çekilme kanamasının son günlerinde takılabilir.

Tedavinin ilk aylarında düzensiz kanama ve lekelenme kanamalarının sık görülmesi nedeniyle mirena takılmadan önce endometrial patolojinin ekarte edilmesi önerilir.

Daha önce kontrasepsiyon amaçlı takılmış mirenanın kullanımı devam ediyorsa, estrogen replansman tedavisinin başlaması ile düzensiz kanamaların ortaya çıkması halinde endometriyal bir patoloji ekarte edilmelidir. Eğer kanama bozuklukları sürmekte olan bir tedavi sırasında  gelişirse, uygun tanısal girişimlerde bulunulmalıdır.

Mirena bir forseps yardımıyla ipliklerinden nazikçe çekilerek çıkartılır. Eğer iplikler görülemiyorsa ve sistem uterus boşluğu içindeyse ince bir tenakulum yardımıyla  çıkarılabilir. Bu yöntem, servikal kanalın dilatasyonunu gerektirebilir.

Sistem beş yıl sonunda çıkarılmadır. Eğer kullanıcı aynı yöntemi kullanmaya devam etmek isterse yeni bir sistem aynı zamanda takılabilir.

Eğer gebelik arzu edilmiyorsa, mirena fertil yaşlardaki kadınlarda  bir siklusun varlığından emin olunması amacıyla mestrüasyon sırasında çıkarılmalıdır. Eğer sistem siklus ortasında çıkarıldıysa ve kadın bir hafta içinde ilişkiye girmişse, çıkarılmayı takiben yeni bir sistem takılmadığı takdirde gebelik riski mevcuttur.

Uygulama ve çıkarmaya bir miktar ağrı ve kanama eşlik edebilir. Prosedür vazovagal reaksiyonda olduğu gibi bir bayılmaya ya da epileptik bir hastada  nöbet geçirmeye yol açabilir.

OLİGO/AMENORE (Adetlerin azalması veya tamamen kesilmesi)
Mirena kullanan fertil kadınların %20 sinde zamanla oligomenore ve/ veya amenore gelişmektedir. Bir önceki mestruasyonunu başlangıcını takiben altı hafta içinde menstüasyon gerçekleşmezse  gebelik olasılığı göz önüne alınmalıdır.

Amenore gelişen kadınlarda gebeliğin başka  belirtileri söz konusu değilse, tekrarlanan gebelik testlerine gerek yoktur.

Mirenanın kesintisiz, estrogen replanman  tedavisi ile birlikte kullanıldığı durumlarda, bir çok kadında  ilk bir yıl içinde kanamasız bir patern gelişir.

PELVİK ENFEKSİYON
Uygulama tüpü yerleştirme esnasında mirenanın  mikroorganizmalar ile kontaminasyonunu önlemeye yardımcı olmaktadır ve mirena aplikatörü enfeksiyon riskini azaltmak üzere tasarlanmıştır.

Bakırlı  rahim içi araçlar uygulandığı durumlarda pelvik enfeksiyonlar en yüksek oranda  takilmayı takiben ilk ay içinde görülür ve sonra azalır.

Bazı çalışmalarda mirena kullanıcılarında  görülen pelvik enfeksiyonun oranının, bakırlı rahim içi araç kullanımında görülene göre daha düşük  olduğu gösterilmiştir.

Çok sayıda partnerin varlığı pelvik enflamatuar hastalıklar için bilinen bir risk faktörüdür. Pelvik enfeksiyonlarının çok ciddi sonuçları olabilir fertiliteye zarar verebilir ve ektopik (dış) gebelik riskini arttırabilir.

Enfeksiyon düşündüren en küçük bir belirtide bile  bakteriyolojik  tetkikler ve izlem önerilir.

YERİNDEN OYNAMA/ ÇIKMA
Rahim içi araçların kısmen ya da bütünüyle yerinden çıkmalarına ilişkin  belirtiler arasında kanama ve ağrı mevcuttur. Ancak bir rahim içi araç taşıyıcı tarafından fark edilmeden de çıkabilir.

Mirenanın kısmen yerinden oynaması etkinliği azaltabilir mirena normal şartlar altında kanama miktarını azatlığından  meydana gelen bir artış  sistemin yerinden çıkmış olmasına işaret edilebilir.

Mirena yerinden oynamışsa çıkarılmalıdır. İsteniyorsa o sırada yenisi takılabilir.

Kullanıcıya mirenanın ipliklerini nasıl kontrol edeceği öğretilmelidir.

PERFORASYON (Rahmin delinmesi)
Uterusun (rahimin) gövdesinin ya da serviksin bir rahim içi araç tarafından perforasyonu yada penatrasyonu nadiren görülebilir ve sıklıkla yerleştirme esnasında meydana gelir. Böyle bir durumda sistemin hemen çıkarılması gerekmektedir.

DIŞ GEBELİK
Dış gebelik, tubal cerrahi veya pelvik enfeksiyon öyküsü olan kadınlar, daha yüksek bir dış gebelik riskiyle karşı karşıyadır. Özellikle beklenen kanamaların olmaması ya da amenore gelişmiş bir kadında kanamanın başlamasının eşlik ettiği alt batın ağrısı durumunda dış gebelik olasılığı göz önüne alınmalıdır.

Mirena kullanan kadınlarda dış  gebelik oranı 100 kadın yılında 0,06 dır. Bu oran, herhangi bir kontrasepsiyon yöntemi kullanmayan kadınlar için hesaplanmış 100 kadın yılında 0,3-0,5 oranından düşüktür.

İPLİKLERİN GÖRÜNMEMESİ
Kontrol muayenelerinde servikste geri çekme iplikleri görünmüyorsa, gebelik ekarte edilmelidir. İplikler rahime yada serviks kanalına kaçmış olabilir.

Gebelik olasılığını ortadan kaldırdıktan sonra ipliklerin yeri uygun bir gereçle nazikçe araştırılarak bulunabilir.

Eğer iplikler bulunamazsa,  sistem yerinden çıkmış olabilir. Mirenanın gerçek konumunu belirlemek  için ultrasondan yararlanılabilir. Eğer ultrasonografi  cihazı  mevcut değilse  yada sonuç alınamazsa röntgen tetkiki mirenanın  yerini saptamakta yararlı olabilir.

GECİKEN FOLİKÜLER ATREZİ (Kiste benzer durumlar)
Mirenanın kontraseptif (hamileliği önleyici) etkisi başlıca lokal etkisine bağlı olduğundan, fertil yaştaki kadınlarda folikül çatlamasının görüldüğü ovulatuar sikluslar sıklıkla gerçekleşir. Bazen folikülün atrezisi gecikir ve folikülogenez devam edebilir. Bu büyümüş foliküller klinik olarak ovaryal kistlerden ayırt edilemez.

Mirena kullanan kadınların yaklaşık %12 de büyümüş foliküllere rastlanmaktadır. Bazı durumlarda pelvik ağrı ya da ağrılı cinsel birleşme söz konusu olsa da bu foliküller asemptomatiktir.

Büyümüş foliküller, umumiyetle 2-3 ay içersinde kendiliğinden kaybolurlar. Bunun gerçekleşmediği olgularda durumun ultrason vasıtasıyla  takip edilmesi ya da diğer tanısal/terapötik önlemlerin alınması önerilir. Cerrahi bir girişim nadiren gerekebilir.

YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
İstenmeyen etkiler uygulamayı takiben ilk aylarda daha sıktır ve kullanım sürdüçe azalır. Uyarılar önlemler bölümünde belirtilen yan etkiler dışında, mirena  kullanıcılarında mirena kullanımıyla ilişkisi her zaman doğrulanmasa da, aşağıdaki istenmeyen etliler bildirilmiştir.

Çok sık (kullanıcıların %10 dan daha fazlasında) görülen yan etliler, kanama değişiklikleri ve iyi huylu ovaryal kistlerdir. (Yumurtalık kistleri)

Farklı kanama değişiklikleri (sık, uzamış veya ağır kanama, lekelenme oligomenore, amenore)  tüm Mirena kullanıcılarında görülülür.

Fertil kadınlarda  bir ay boyunca lekelenme görülen gün sayısı kullanımın ilk 6 ayında dokuzdan dörde düşer. Uzamış (8 gün den fazla) kanama görülen kadınların oranı ise kullanımı ilk üç ayı içinde %3 e düşer. Kullanımın ilk yılında yapılan klinik çalışmalarda kadınların %17 de en az 3 ay boyunca amenore görülmüştür.

Estogen replasman tedavi ile birlikte kullanıldığında, bir çok peri ve postmenopozal  mirena kullanıcısından tedavinin ilk aylarında lekelenme ve düzensiz kanamalar görülmüştür. Sonra kanama ve lekelenmeler azalmış ve tedavinin ilk yılının son üç ayında kullanıcıların %40 da kanama tamamen kesilmiştir.

Kanama düzensizlikleri perimenopozal kadınlarda, postmenopozal kadınlara göre daha sık görülmüştür.

İyi huylu ovaryal kist görülme oranı kullanılar tanısal yönteme bağlıdır. Klinik çalışmalarda Mirena kullanan kadınların %12'sinde büyümüş foliküllere rastlanmıştır. Foliküllerin çoğu asemptomatiktir ve üç ay içinde kaybolur.

 


   MİRENA
 
Sık istenmeyen
etkiler
>1/100,<1/10
Sık olmayan istenmeyen etkiler
>1/1000,<1/100
Nadir
istenmeyen
etkiler >1/10000,<1/1000

Enfeksiyonlar
 

Genital enfeksiyonlar
 

Endokrin bozukluklar

Ödem (periferik vaya abdominal)
 
 

Metabolizma ve nutrisyonel bozukluklar
 

Kilo alma
 
 

Psikiyatrik bozukluklar
 

Depresif duygu durumu, sinirlilik, duygu durum değişkenliği
 

Azalmış libido

Sinir sistemi bozuklukları
 

Baş ağrısı
 

Migren

Gastrointestinal bozukluklar
 

Abdominal ağrı, pelvik ağrı, bulantı
 

Abdominal şişkinlik

Deri ve subkutan bozukluklar
 

Akne

Hirsutizm, saç dökülmesi, kaşıntı

Kızarıklık, ürtiker, ekzema

Kas iskelet sistemi, bağ dokusu ve kemik bozuklukları
 

Sırt ağrısı
 
 

Reprodüktif sistem ve meme bozuklukları
 

Dismenore vaginal  akıntı, servisit, memede gerginlik, mastalji
 

Uterus perforasyonu
(rahim delinmesi)

Genel bozukluklar ve uygulama yerine ilişkin sorunlar
 

  Dışarı atılma
 
 


GEBELİK
Mirena bir gebelik varlığı ya da şüphesinde kullanılmalıdır. Mirena kullanıma esnasında bir gebelik meydana gelirse herhangi bir rahim içi  aracın o esnada rahim içinde kalması nedeniyle artan düşük ve erken doğum riskine maruz kalınabileceğinden Mirenanın çıkarılması önerilir.

Mirenanın çıkarılması ya da uterusun içinde aranması spontan abortusla sonuçlanabilir. Eğer rahim içi kontraseptif nazikçe çıkarılamıyorsa gebeliğin sonlandırılması göz önüne alınmalıdır. Eğer kadın gebeliğini sürdürmek istiyorsa ve sistem çıkartılamıyorsa, riskler ve erken doğum olasılığı konusunda bilgilendirilmelidir. Bu tür bir gebelik yakından izlenmelidir. 

Ektopik (dış) gebelik olasılığı ekarte edilmelidir. Kadın, ateşli abdominal (karındaki) kramplar gibi  gebeliğin komplikasyonları olarak sayılabilecek her türlü belirtiyi bildirmesi konusunda uyarılmalıdır.

Rahim içi uygulama ve lokal hormon salınımından dolayı, teratojenite (özellikle virilizasyon) olasılığını tümüyle dışlamak mümkün değildir. Mirena kullanımı sırasında  oluşan gebeliklerde fetusun sağlığı ile ilgili klinik deneyim yüksek kontraseptif etkinlik nedeniyle kısıtlıdır, ancak kadın mirenanın uterus içinde bırakıldığı  durumlarda miadına  kadar süren gebeliklerde, Mirena nedeniyle oluştuğu kanıtlanmış herhangi bir doğumsal defekt sırasında ile bugüne dek karşılaşılmadığı konusunda bilgilendirilmelidir.

LAKTASYON (Emzirme)
Anne sütünde levonorgestrel saptanmıştır ancak uterus boşluğu içindeki  bir mirenadın salınan dozun  çocuk için bir risk oluşturması olası görülmemektedir.

Doğum sonrası altıncı haftadan itibaren sadece progestogen içeren kontraepsiyon yöntemlerinin  kullanıldığı durumlarda, bebeğin büyümesi veya  gelişimi ile ilgili zararlı etkilere rastlanmamıştır.  Sadece yöntemlerinin anne sütü miktarını  ve laktasyon sırasında mirena kullanan kadınlarda nadiren uterin kanama bildirilmiştir.

Gebelik kategorisi X dir.

İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
Primidon, barbiturat, fenitoin, karbamazepin, rifampisin, akskarbazepin gibi karaciğer enzim indüksiyonu yapan  ilaçlar, hormonal kontraseptkiflerin etkisini azaltabilmektedir, griseofulvinin de bu tür bir etki gösterebileceği düşünmektedir.

Mirenanın kontraseptif etkisinin bu tür ilaçlar ile etkileşimi araştırılmamıştır, ancak lokal etki mekanizması nedeniyle büyük bir öneme sahip olduğu düşünülmemektedir.

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Mirena rahim boşluğuna yerleştirilir. Beş yıl boyunca etkilidir.

Salınım hızı başlangıçta 20 mg/ 24 saattir. Beş yılın sonunda bu hız 11 mg/ 24 saate düşer beş yıllık kullanım süresi boyunca  ortalama salınım hızı 14mg/ 24 saattir.

Horman replasman tedavisi alan kadınlarda Mirena progestogen içermeyen oral ve transdermal preparatlarla birlikte kullanılabilir.

Mirena takılacağı zamana kadar açılmaması gereken steril bir paket halinde sunulmaktadır. Açılmış ürün aseptik koşullara uyularak kullanılmalıdır. Steril paketin ambalajında hasar/ açılma mevcutsa rahim içi sistem tibbi atık muamelesine tabi tutulmalıdır.

Çıkarılmış bir rahim içi sistemde, hormon kalıntıları içereceğinden tıbbi atık muamelesine tutulmalıdır. Mirena aplikatörü hastane atığı ambalajlar ise evsel atık kabul edilir.

Mirena  uygulaması ile ilgili  ayrıntılı biligi “ teknik bilgiler “ bölümünde bulunmaktadır. Daha ayrıntılı bilgi için uyarılar önlemler başlığı altındaki "uygulama ve çıkarma/uygulama" bölümüne başvurulabilir.

Uygulama tekniği diğer rahim içi araçlarda farklı olduğu için, sistemin doğru takılması için eğitime özel önem verilmelidir.

SAKLAMA KOŞULLARI
30ºC nın altında oda sıcaklığında, güneş ışığından ve nemden saklayınız.

TİCARET TAKDİM ŞEKLİ
1 adet steril levanorgestrel rahim içi sistemi

Schering  Finlandiya tarafından imal edilmiştir.

Ruhsat tarihi     : 13.12.1999
Ruhsat No         : 106/94
Ruhsat sahibi     :  Schering Alman İlaç VE Ecza Tiç. Ltd. Şti.

Reçete ile satılır

CCT310502 


Jinekolog Op. Dr. Süleyman ESERDAĞ - KURUCU
(İstanbul, Ankara ve İzmir)
İSTANBUL
Op. Dr. Süleyman ESERDAĞ
& Uz. Dr. Şenay ESERDAĞ
Valikonağı Cd, No: 52/7 Nişantaşı, İstanbul. (Harita)
ANKARA
Jinekolog Op. Dr. Didem KURBAN
Tunus Cd, No: 48/11 Kavaklıdere, Ankara. (Harita)
İZMİR
Op. Dr. Mazhar ESERDAĞ
Talatpaşa Blv, No: 42/4, Alsancak, İzmir (Harita)
(Yalnızca Vajinismus Tedavileri)
Eleştiri ve sorunlarınız için bize yazın: suleyman@eserdag.com

Sitenin tüm tasarımı ve içeriği Jinekolog & Cinsel Terapist Op. Dr. Süleyman Eserdağ tarafından yapılmıştır.
Yazarın izni olmaksızın asla bilgi veya resimler kullanılamaz.
© 2004. www.jinekolognet.com

Yasal Uyarı - Site Haritası