Site İçi Arama
 






















YAYGIN ANKSİYETE (KAYGI) BOZUKLUĞU

Yaşam olayları hepimiz üzerinde olumsuz etkilere neden olup, zaman zaman stresli hissetmemize neden olur. Bazı sorunlar vardır ki daha şiddetlidir ve kişiyi çaresiz hissettirir. Ancak sıkışık bir trafik, bir arkadaş toplantısına yetişme, hava şartları vb. günlük stresler dediğimiz olaylar bile kimi hassas insan yapısını daha olumsuz etkileyebilmektedir.

Kaygı Bozukluğu, normal kaygıdan öte bir kaygı hissettirir ve kişi, kötü sonuçlanabilecek olaylara yönelik sürekli bir beklenti ve endişe içinde olur. Bu tedirgin bekleyiş sağlık ya da ekonomik durum, arkadaş ilişkileri, iş performansı, sınavlar vb. konularla ilgili olabilir.

Ayrıca yorgunluk, baş ağrıları, rahatlayamama, nefes daralması, baş dönmeleri, terleme, dikkati yoğunlaştırmada sorunlar ve huzursuzluk görülebilir.

Kaygılı bir çok kişi “kaygılarının kontrolleri dışında” olduğu ifadesini kullanırlar. Olumsuz bir olay için “böyle olacağını biliyordum”, iyi bir olay için ise “ileride de iyi gideceğine dair garanti yok” ifadeleri sıklıkla vardır. Gazete ya da televizyon haberleri onlar için katlanılması oldukça güçtür ve kaygılarını daha da artırır.
 
Kaygı Bozukluğu olan kişiler, olma ihtimali düşük olaylar için bile en kötü ihtimali düşünürler ve bu düşündüklerinin gerçekleşeceğine inanırlar. Bu durum yalnız kendileri değil, çevresindekiler için de oldukça sıkıntı vericidir.

Kaygılı bir anne kaygılarını çocuğuna yansıtır, çocuk da huzursuz ve kaygılı olur. Oyun sırasında çocuğuna mutlaka kötü bir şey olacağı kaygısıyla sürekli kısıtlamalar getirebilir. Kaygılı bir kişi eşine de kaygıyı hissettirir. Sürekli huzursuzluk ve gergin bekleyiş eşiyle arasındaki iletişime zarar verebilir. Paylaştıkları zamanın kalitesi düşebilir, cinsel hayatları olumsuz yönde etkilenebilir.

Kaygı bozuklukları gözden kaçabilmektedir. Tedavi edilmeyip sürekli hale gelmesi ilerideki tedaviyi zor ya da imkansız kılabilir. Bu nedenle kaygının sürekli hale gelmesini ve tüm yaşamınızı etkisi altına almasına izin vermeyiniz. 

Psikoterapi, kaygılarınız karşısında neler yapabileceğiniz ve endişeleriniz içinde bunalmadan sorunlarınızı etkili bir şekilde çözümleyebileceğiniz yollar konusunda size yardımcı olacaktır. Tedavi kaygıların yapısını anlamanızı, gözlem ve takibini, endişelendiğiniz ortamlarla baş edebilmenizi, gevşeme egzersizlerini içermektedir.

Kendinizi sürekli bir endişe içinde hissediyorsanız, bu sizin için artık dayanılmaz bir hal almışsa ve bu durumdan kendi çabanızla çıkamıyorsanız bir yardım almanız sizi oldukça rahatlatacaktır.

 







 

Jinekolog Ankara...
Ankara'da jinekolog doktor ararken...
İşte dikkat etmeniz gerekenler...


 


Dr. Süleyman Eserdağ sorularınızı yanıtlıyor

 








Jinekolog Op. Dr. Süleyman ESERDAĞ

İSTANBUL- Uz. Dr. Şenay ESERDAĞ
Valikonağı Cad. No: 52/7 Nişantaşı / İSTANBUL
Tel: 0(212) 225 15 00

İZMİR- Op. Dr. Mazhar ESERDAĞ
Talatpaşa Bulvarı No: 42/4 Alsancak / İZMİR
(Yalnızca Vajinismus Tedavileri)
Tel: 0(232) 422 43 72

ANKARA- Jinekolog Op. Dr. Didem KURBAN
Tunus Cad. No: 48/11 Kavaklıdere / ANKARA
Tel: 0(312) 426 85 25

Eleştiri ve sorunlarınız için bize yazın: suleyman@eserdag.com

Sitenin tüm tasarımı ve içeriği Jinekolog & Cinsel Terapist Op. Dr. Süleyman Eserdağ tarafından yapılmıştır.
Yazarın izni olmaksızın asla bilgi veya resimler kullanılamaz. Kadın Sağlığı & Gebelik sitesi © 2004 www.jinekolognet.com